
Bir davete gidiyorsun ve kapıdan girdiğin an sanki bir spot ışığı üzerine çevrilmiş gibi hissediyorsun. Herkes kıyafetini süzüyor, saçının bozuk olduğunu düşünüyor ya da az önce söylediğin o saçma cümleyi aklında tutuyor sanıyorsun. Kalbin hızla çarpıyor, ellerin terliyor.
İşte buna psikolojide 'Sahne Işığı Etkisi' (Spotlight Effect) denir. Gerçeklik ile algımız arasındaki bu devasa uçurum, hayatımızı kısıtlayan en büyük psikolojik illüzyondur.
Basitçe anlatmak gerekirse: Senin kendine verdiğin dikkati, başkalarının da sana verdiğini sanman.
Kendi zihnimizin içinden asla çıkamadığımız için, dünyayı sadece kendi gözlerimizden görürüz. Bizim için o an en önemli şey, dişimizdeki maydanoz veya gömleğimizdeki ütü izidir. Dolayısıyla, karşıdaki insanın da o anki tek derdinin bu olduğunu varsayarız. Oysa o sırada karşıdaki kişi de kendi gömleğindeki lekeyi veya akşam ne yiyeceğini düşünüyor.
Bunu kanıtlayan çok ünlü bir deney var. Cornell Üniversitesi'nden araştırmacılar, bir grup öğrenciye o dönem hiç sevilmeyen, utanç verici kabul edilen bir tişörtü (Barry Manilow tişörtü) zorla giydirip kalabalık bir sınıfa sokuyorlar.
Tişörtü giyen öğrencilere soruyorlar: 'Sence sınıfın yüzde kaçı tişörtünü fark etmiştir?'
Öğrenciler emin bir şekilde cevap veriyor: 'En az %50'si kesin görmüştür, rezil oldum!'
Gerçek Sonuç: Sınıftakilerin sadece %20'si tişörtü fark etmiş. Geri kalan %80'in umurunda bile olmamış. Yani utancımızı en az 2-3 kat abartıyoruz.
Bu aslında evrimsel bir korunma mekanizması. Eski çağlarda kabileden dışlanmak ölüm demekti. Bu yüzden 'Acaba hata mı yaptım?', 'Beni onaylıyorlar mı?' diye sürekli tetikte olmak atalarımızı hayatta tuttu. Ama bugün modern dünyada, sokakta yürürken ayağının takılması veya sunum yaparken sesinin titremesi senin kabileden atılmana neden olmaz. Beynimiz sadece eski korkuları modern dünyaya uyarlamaya çalışıyor.
İlk başta kulağa kaba gelebilir ama 'Kimsenin umurunda değilsin' cümlesi, duyabileceğin en özgürleştirici cümledir. İnsanlar o kadar kendi dertlerine, kendi borçlarına, kendi aşklarına ve kendi 'sahne ışıklarına' odaklanmış durumdalar ki, seni izleyecek vakitleri yok.
Hayatını başkalarının seni nasıl yargılayacağı korkusuyla yaşamak, hiç var olmayan bir seyirci kitlesine tiyatro oynamak gibidir. O görünmez spot ışıklarını kapat. Sahneden in ve seyircilerin arasına karış. Göreceksin ki herkes kendi oyununu oynamakla meşgul. Bu yüzden rahatla, derin bir nefes al ve sadece kendin olmanın tadını çıkar.
Bu blog yazısında sunulan bilgiler tamamen genel bilgilendirme amaçlıdır. Teknoloji dünyasındaki hızlı değişimler nedeniyle bilgilerin güncelliği konusunda garanti verilmemektedir. Uygulanan yöntemlerin sonuçlarından kullanıcı sorumludur.
? Detaylı bilgi için: Yasal Uyarı, Kullanım Koşulları ve Sorumluluk Reddi Beyanımızı okumak için buraya tıklayın.
Bu site profesyonel Roket e-ticaret sistemleri ile hazırlanmıştır.