
Sabah uyanır uyanmaz yaptığın ilk şey ne? Muhtemelen yastığının altındaki telefona uzanmak. Tuvalette, yemek yerken, hatta film izlerken bile elimiz telefonda. Günün sonunda ise garip bir zihin yorgunluğu ve 'hiçbir şey yapmamış olma' hissi...
Bu durumun bir adı var: Dopamin Tükenmişliği. Beynimiz sürekli yeni, renkli ve hızlı içeriklerle bombalandığı için artık normal hayat (kitap okumak, boş boş oturmak, bir arkadaşla sohbet etmek) bize inanılmaz 'sıkıcı' geliyor. Peki bu kısır döngüden nasıl çıkarız?
Dopamini genellikle 'mutluluk hormonu' sanarız ama aslında o bir 'ödül ve motivasyon' yakıtıdır. Beynimiz bize şunu söyler: 'Bunu yaparsan kendini iyi hissedeceksin.'
Eskiden dopamin salgılamak zordu; avlanmak, yemek bulmak veya bir buluş yapmak gerekirdi. Şimdi ise cebimizde taşıdığımız o küçük ekran (telefon), bize bedavadan dopamin dağıtıyor. Her bildirim sesi, her like, her yeni video beynimize küçük bir ödül sinyali gönderiyor. Sorun şu ki; beynimiz bu kadar kolay ödüle alışınca, zor işleri (ders çalışmak, proje bitirmek, spor yapmak) yapmak istemiyor. Çünkü neden uğraşsın ki? Telefonda daha kolayı var.
Hiç 5 dakika bakıp çıkacağım diye Instagram'a girip 1 saat sonra 'Ben ne izliyorum?' diye kendine geldin mi? Sosyal medya uygulamaları, Kumar Makineleri ile aynı mantıkla tasarlanmıştır. 'Acaba bir sonraki videoda ne var?' merakı, bizi ekran başında tutar.
Korkma, telefonu çöpe atıp dağ başına taşınman gerekmiyor. Dopamin detoksu, beynine 'Sıkılmak kötü bir şey değildir' mesajını hatırlatmaktır. Beynini nadasa bırakmak gibidir.
Nasıl Yapılır? (Basit Kurallar)
1. Sıkılmaya İzin Ver: Günde sadece 15 dakika hiçbir şey yapmadan otur. Müzik yok, telefon yok. Sadece tavana bak veya dışarıyı izle. Beyin sıkılınca yaratıcı olmaya başlar.
2. Sabah İlk 1 Saat Kuralı: Uyandıktan sonraki ilk 1 saat telefona dokunma. Güne başkasının hayatını izleyerek değil, kendi hayatını yaşayarak başla.
3. Bildirimleri Kapat: WhatsApp ve aramalar dışındaki tüm 'zırt pırt' öten bildirimleri (Instagram, Oyun, Haber) kapat. Telefon seni çağırmasın, sen istediğinde ona git.
İlk günler zorlanacaksın. Elin sürekli cebine gidecek, bir boşluk hissedeceksin. Ama 3. günden sonra mucizevi bir şey oluyor:
Teknoloji harika bir hizmetçi ama berbat bir efendidir. Telefonun senin hayatını kolaylaştıran bir araç olması gerekirken, senin hayatını yöneten bir patron olmasına izin verme. Bugün küçük bir adım at; telefonu yan odaya koy ve sadece kendinle 10 dakika geçir. Beynin sana teşekkür edecek.
Bu blog yazısında sunulan bilgiler tamamen genel bilgilendirme amaçlıdır. Teknoloji dünyasındaki hızlı değişimler nedeniyle bilgilerin güncelliği konusunda garanti verilmemektedir. Uygulanan yöntemlerin sonuçlarından kullanıcı sorumludur.
? Detaylı bilgi için: Yasal Uyarı, Kullanım Koşulları ve Sorumluluk Reddi Beyanımızı okumak için buraya tıklayın.
Bu site profesyonel Roket e-ticaret sistemleri ile hazırlanmıştır.