
Bir daktilonun o tok ve tatmin edici sesini düşünün. Şimdi bunu modern teknoloji ve RGB ışıklarla birleştirin. Standart (membran) klavyelerde tuşa basmak, ıslak bir süngere basmak gibidir; hissiz ve tepkisiz. Mekanik klavyelerde ise her tuşun altında bağımsız bir mekanizma (switch) vardır. Tuşa bastığınızda parmağınızda hissettiğiniz o 'klik' noktası ve kulağınıza gelen o tok ses... Bu, beyne giden bir dopamin sinyalidir.
Mekanik klavye alırken bakman gereken ilk şey 'Switch' rengidir. Bu senin karakterindir:
Marketten hazır almak yetmediğinde, kendi klavyeni yapmaya başlarsın. Bu işin Legosu budur.
Sıradan bir klavye 5 milyon basış ömrüne sahipken, mekanik bir switch 50-100 milyon basışa dayanır. Tuşu mu bozuldu? Sadece o tuşu değiştirirsin, klavyeyi değil. Aslında mekanik klavye, hayatında alacağın en dayanıklı teknolojik alettir.
İyi bir klavye ile çalışırken, o sıkıcı raporu yazmak veya o uzun kodu girmek artık yorucu gelmeyecek. Parmakların klavye üzerinde dans edecek. Mağazaya git, birkaç tuşa bas ve ne demek istediğimi anla. Bir daha o plastik klavyelere dokunmak istemeyeceksin.
Bu blog yazısında sunulan bilgiler tamamen genel bilgilendirme amaçlıdır. Teknoloji dünyasındaki hızlı değişimler nedeniyle bilgilerin güncelliği konusunda garanti verilmemektedir. Uygulanan yöntemlerin sonuçlarından kullanıcı sorumludur.
? Detaylı bilgi için: Yasal Uyarı, Kullanım Koşulları ve Sorumluluk Reddi Beyanımızı okumak için buraya tıklayın.
Bu site profesyonel Roket e-ticaret sistemleri ile hazırlanmıştır.